Yıldırım Akbulut Arşivi
/

Türkiye Cumhuriyeti  ·  20. Başbakan  ·  1989–1991

Yıldırım Akbulut

1935 2021

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üç dönem başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 20. Başbakanı, İçişleri Bakanı. Dürüstlüğü ve güvenilirliği ile anılan bir devlet adamının izleri ve tanıklıkları.

Yıldırım Akbulut, TBMM Başkanlığı makamında — arkasında Atatürk portresi Pl. 01
TBMM Başkanlığı  ·  Ankara

N° 01

Yaşamı

Erzincan, 1935
Ankara, 2021

Yıldırım Akbulut, 2 Eylül 1935'te Erzincan'da dünyaya geldi. Babası PTT'de (Posta, Telgraf ve Telefon İdaresi) memur olarak görev yapmış, daha sonra müdürlük görevinde bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra, siyasete girmeden önce Erzincan'da serbest avukatlık yapmıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından eski politikacılara yasaklar getirildiğinde — 1977 seçimlerine katılmadığı için — bu yasaklardan etkilenmemiştir. 1983'te Turgut Özal'ın kurduğu Anavatan Partisi'nin Erzincan teşkilatını kurmuş ve Erzincan milletvekili olarak Meclis'e girmiştir. Önce İçişleri Bakanı (1984–1987), ardından iki kez üst üste Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak görev yapmıştır. Özal'ın cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından 9 Kasım 1989'da Türkiye Cumhuriyeti'nin 20. Başbakanı olmuştur.

Yıldırım Akbulut ve Turgut Özal
Pl. 02  ·  Akbulut ve Özal  ·  Arşiv

Başbakanlık yılları, gerek yurt içinde gerek yurt dışında siyasi, ekonomik ve sosyal dönüşümlerin yaşandığı bir döneme denk gelmiştir. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle değişen dış politika ve güvenlik yapısı, Birinci Körfez Krizi ve yurt içindeki ekonomik ve siyasi dönüşüm bu dönemin temel unsurlarıdır.

1999 yılında, on yıl aradan sonra, üçüncü kez TBMM Başkanlığı'na seçilmiştir. Cumhuriyet tarihinde bu kadar uzun bir aradan sonra yeniden Meclis Başkanı seçilen başka bir siyasetçi bulunmamaktadır.

Söz

Y.A.

Demokraside ‘ben’ yoktur. Demokrasinin aslı, farklı fikirleri bir araya getirmek ve müşterek çalışmadır. …Demokrasi bir bakıma insana kıymet vererek mücadeleyi sürdürme yolunu açıyor.

— Yıldırım Akbulut

N° 02

Siyaset

1935 — 2021
Bir kronoloji

Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, basın özgürlüğüne, liyakate ve kurumsal devlet anlayışına bağlı kalmış bir devlet adamının kayıt defteri.

  1. 1935

    Erzincan'da dünyaya geldi

    2 Eylül 1935'te Erzincan'da dünyaya gelmiştir. Babası PTT'de memur olarak görev yapmış, daha sonra müdürlük yapmıştır.

  2. 1977 – 1980

    Adalet Partisi, Erzincan

    Adalet Partisi Erzincan İl Başkanlığı yapmıştır. 1977 seçimlerine katılmadığı için, 12 Eylül sonrası getirilen siyasi yasaklardan etkilenmemiş ve 1983 seçimlerine katılmıştır.

  3. 1983

    ANAP'a giriş  ·  Erzincan teşkilatı

    12 Eylül 1980 darbesinin ardından tüm siyasi partiler kapatılmış, eski politikacılara yasak getirilmiştir. 6 Kasım 1983 seçimlerine yalnızca üç partinin katılmasına izin verilmiştir. Turgut Özal'ın kurduğu Anavatan Partisi %45,1 oyla birinci olmuştur. Bu parti, farklı eğilimleri bir araya getiren kapsayıcı bir siyasi hareket olarak ortaya çıkmıştır. Akbulut, ANAP'ın Erzincan teşkilatını kurmuş ve Erzincan milletvekili seçilmiştir.

    ANAP seçim otobüsü, 1983
    Pl. 02  ·  ANAP seçim otobüsü  ·  1983

    Akbulut'un Özal ile ilk karşılaşması ilginç bir anıyla gerçekleşir. Özal'ın seçim otobüsü Erzincan'da halka hitap etmeden bekleyen kalabalığı geçerek yoluna devam edince, Akbulut otobüsün önünü keserek Özal'a şöyle der: “Siz seçimi kazanmak istemeyebilirsiniz. Ama ben bu işe şerefimi koydum. Erzincan halkı sizi bekliyor. Halk peşinizden koşuyor, siz başınızı otobüsün içine sokmuşsunuz!” Bu çıkışın ardından Özal, geri dönerek Erzincan halkına hitap etmiş, daha sonra da karşılaştığı her topluluğa hitap etmeye başlamıştır.

  4. 1984 – 1987

    İçişleri Bakanı · 45. Hükümet

    Ekim 1984 – Eylül 1987 arasında yaklaşık üç yıl İçişleri Bakanı olarak görev yapmış ve bakanlıkla ilgili kurumsal iyileştirmeler, yerel yönetimlerle ilgili değişiklikler ve ülkenin iç güvenliğine ilişkin düzenlemelerde yapısal adımlar atmıştır. Büyükşehir belediye sistemi getirilmiş, İmar Kanunu'nda düzenlemeler yapılmış ve il özel idaresi reformu gerçekleştirilmiştir. Bakanlığın modernizasyonu kapsamında, vali ve kaymakamların eğitimleriyle ilgili önemli programlar geliştirilmiştir.

    İç güvenliğin sağlanması ve terörle mücadele kapsamında ise köy koruculuğu sistemi (3175 sayılı Kanun) getirilmiş, sınır ötesi harekât yetkisi alınmış ve OHAL Bölge Valiliği kurulmuştur.

  5. 1987 – 1989

    TBMM Başkanı · ilk dönem

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 18. Dönem Başkanı olmuştur. Meclisteki tüm faaliyetleri, İçtüzük hükümlerine titizlikle uygun biçimde yürütmüştür. 11 Eylül 1989'da bir kez daha Meclis Başkanı olarak seçilmiş; ancak yaklaşık iki ay sonra Başbakan olarak ülke yönetiminde görev almıştır.

    Yıldırım Akbulut, TBMM oturumunda
    Pl. 04  ·  Genel Kurul  ·  TBMM
  6. 9 KASIM
    1989

    Türkiye Cumhuriyeti'nin 20. Başbakanı

    Turgut Özal cumhurbaşkanı seçilmeye karar verdiğinde, kendisinden sonra gelecek parti başkanını belirlemeye çalışmış; dönemin ifadesiyle “18 Türk büyüğü” ortaya çıkmıştır. Özal, bunlardan dördünün kendi aralarında anlaşmasını önermiş, ancak bu da mümkün olmamıştır. Akbulut, zaten TBMM Başkanı olduğu için bu 18 kişi arasında yer almamaktaydı.

    Bu isimler kendi aralarında anlaşamayınca, parti içindeki muhafazakâr ve liberal kanatların Akbulut'a yönelik belirgin bir itirazının olmadığı görülmüş ve Akbulut bir uzlaşı adayı olarak öne çıkmıştır. Özal, hükümeti kurma görevini Akbulut'a verdiğini cumhurbaşkanlığı yemin töreninde kendisine iletmiştir.

    Akbulut'un kurduğu 47. Hükümet 9 Kasım 1989'da kurulmuş ve yaklaşık 20 ay görev yapmıştır. Anayasal olarak yürütme yetkisi başbakana ait olsa da, Özal cumhurbaşkanlığı döneminde bu yetkileri genişleterek yürütme gücünü etkili biçimde kullanmıştır. Akbulut ise güçler ayrılığını korumaya önem vermiş; ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda Özal ile farklı görüşler dile getirmiştir. Bunun dışında, diğer konularda Özal'ın ön planda olmasına karşı sükûnetli bir yaklaşım benimsemiştir.

    “Devletin zirvesindeki makamların çatışması, çarpan etkisi yüksek krizlere sebep olur. Uyum içinde çalışmak memleket yararınadır.”
    Tam alıntıyı oku → ← Kapat
    “Devlet meselelerinde benlik olmaz. Başbakanlığım döneminde Özal ile bazı konularda fikir ayrılığımız oldu. Özal, yetkisi dahilinde olmayan konularda ön plana çıkıp açıklamalar yapıyordu. Benim de çıkıp bunlara aykırı olduğumu söylemem, devletin üst yönetiminde bir karışıklık olduğu izlenimi yaratacaktı. Ülkeyi Cumhurbaşkanı idare ediyor göründü. Benlik yapmadım. Bu durum benim aleyhime oldu.”
    • 47. Hükümet
    • 9 Kasım 1989 — 23 Haziran 1991
  7. 1990

    Yıldırım Akbulut'un 1990 Yılında Ekonomik ve Sosyal Gelişmelere Yönelik İcraatları ve Sonuçları

    19 Nisan 1990 tarihli 3628 sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu” ile kamu kurumlarında çalışanlar ve devlet yönetiminde görev alanlar için şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemli bir adım atılmıştır.

    Enflasyonla mücadele kapsamında Merkez Bankası ilk kez bir para programı uygulamış ve bu programı kamuoyuna açıklayarak şeffaflık sağlamıştır. 1990 yılında uygulanan para programı, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para arzının kontrol altına alınmasını hedeflemiştir.

    Türkiye demokrasi tarihi açısından önemli adımlardan biri olarak, ifade özgürlüğü alanında düzenlemeler yapılmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddeleri kaldırılmış, 2932 sayılı Kürtçe yayın yasağı sona erdirilmiştir. Bu değişikliklerle, fikir suçları kapsamındaki düzenlemeler kaldırılmış; ideolojik suçların tasfiyesi ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi sağlanmıştır. Söz konusu maddeler, sınıf esasına dayalı (komünist) örgütlenme ve propaganda (141–142) ile dini ve siyasal hareketleri (163) suç saymaktaydı.

    %9,3 GSYİH büyümesi  ·  %61 enflasyon

    1990 yılında milli gelir %9,3 oranında büyümüş, tüketici fiyatları enflasyonu ise %61 olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl yaşanan Körfez Krizi ve petrol fiyatlarındaki artışa rağmen bu performans dikkat çekicidir.

    Hükümetin toplumsal desteğinin somut bir göstergesi olarak, ANAP'ın oy oranı 1990 yerel seçimlerinde %36,6'ya kadar yükselmiştir. Bu oran, 16 Mart 1989 mahalli idareler seçimlerinde %21,75'e kadar gerilemişti.

    Altyapı vizyonu kapsamında, Atatürk Barajı'nın tamamlanması ve GAP kapsamındaki projeler bu dönemde öne çıkan yatırımlar olmuştur; bu yatırımlar bölgesel kalkınma, enerji kaynak çeşitliliği ve tarımsal üretim açısından önemli bir dönüşüm yaratmıştır.

    Yıldırım Akbulut, Atatürk Barajı'nda
    Pl. 05  ·  Atatürk Barajı  ·  GAP projeleri
  8. 1990 – 1991

    Körfez Krizi  ·  asker göndermeme kararı

    Akbulut, 1990 yılında meydana gelen Körfez Savaşı'nda ABD ile birlikte Irak'a asker gönderilmesi yönündeki Cumhurbaşkanı Özal'ın eğilimine karşı çıkmıştır. TBMM'de alınan karar çerçevesinde, Türk askerine verilen savaş yetkisi yalnızca “ülkeye tecavüz vuku bulması halinde mukabele” ile sınırlandırılmıştır.

    → Bkz. N° 03   Körfez

  9. 15 Haziran
    1991

    ANAP Kongresi  ·  23 oy fark

    Delegelerin desteğini kazanmak için başvurulan siyasi baskı ve maddi teşvik mekanizmalarını reddetmiş ve ANAP Genel Başkanlığı için yapılan kongreyi 23 oy farkla kaybetmiştir.

    “…Geriye dönüp baktığımda, iki tane teşkilatı feshetseydim, iki milletvekiline ‘seni bakan yapacağım’ deseydim, kaybetmezdim. Ama ben bunu ilke meselesi sayıyordum…” demiştir.

  10. 1999 – 2000

    TBMM Başkanı · üçüncü kez

    1999 yılında Ankara milletvekili olarak Meclis'e dönmüştür. On yıl aradan sonra bir kez daha TBMM Başkanlığı'na seçilmiştir. Cumhuriyet tarihinde bu denli uzun bir aradan sonra yeniden Meclis Başkanı seçilen başka bir siyasetçi yoktur.

  11. 2002

    Aktif siyasetten çekilme

    2002 seçimlerinin ardından aktif siyasetten çekilmiştir.

  12. 14 NİSAN
    2021

    Vefatı

    Ankara'da, 86 yaşında vefat etmiş ve Devlet Mezarlığı'na defnedilmiştir.

    Gazete sütunu, Nisan 2021
    Pl. 12  ·  Basın  ·  2021
    Devlet Mezarlığı — Yıldırım Akbulut kabri
    Pl. 13  ·  Devlet Mezarlığı

N° 03

Körfez

Ankara — Bağdat
1990

Yıldırım Akbulut ve Saddam Hüseyin görüşmesi, 1990
Pl. 03  ·  Bağdat görüşmesi

1990 yazında Saddam Hüseyin'in,

“Sayın Başbakan! Sizin hâliniz ne olacak? Sırtınızı Amerika'ya verdiniz. Amerika'ya güveniyorsunuz. Varşova Paktı'nın da NATO'nun da artık önemi kalmadı. Yanlış yapıyorsunuz. Amerika sizi koruyamaz. Amerika güçlü bir devlet değildir. Güçlü devlet, etrafına söz geçirebilen devlettir. Amerika bize söz geçiremez; sizi kim koruyacak?”

dediği görüşmede, Türkiye'nin Başbakanı Akbulut şu karşılığı vermiştir:

Sizin iyi bilmeniz gerekir ki biz savunmamızı kimseye bağlı olarak yapmıyoruz, kendimiz yapıyoruz. Türk milleti 7'den 70'e savunmasını yapan bir millettir. Yalnız, Atatürk bize ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ dedi ve biz bu prensibin savunucusuyuz. Ancak yeni yetişen gençler diyorlar ki, ‘Eskiden bizim sınırlarımız nerelerdeydi, şimdi ne oldu?’ Bunu araştırıyorlar. İleride hangi noktaya varırlar, onu bilemem.

Akbulut, Musul ve Kerkük'ü üstü kapalı hatırlatarak Saddam'ın tehdidine karşılık vermiştir.

Körfez Savaşı başladığında Akbulut, kararlı tutumuyla Irak'a asker gönderilmesi kararını sınırlandırmıştır. TBMM'den yalnızca ülkeye saldırı halinde mukabele amacıyla asker gönderme yetkisi almıştır. Genelkurmay Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Millî Savunma Bakanı da aynı çizgede yer almıştır. Türkiye, Körfez Savaşı'na girmemiştir.

“Bir insanın burnu kanasa, şu kadar paraya değişmem. Eğer bir kişinin burnu kanayacaksa, bunun vatan için olduğuna inanmalıyız. Savunma veya meşru bir gerekçe olmadığı sürece, hayali hedefler uğruna böyle bir işe girişilmez.” — Yıldırım Akbulut

Tanıklıklar

“Bu karar, Türkiye'nin Orta Doğu bataklığına sürüklenmesini engellemiştir.” — Ahmet Tan
“Yıldırım Akbulut son derece muhakemesi güçlü, olaylar karşısında soğukkanlıydı. Maceracı bir yapısı olmadığını, ciddi bir devlet adamı olduğunu bu olaylarda göstermiştir.” — Oltan Sungurlu

N° 04

Vicdan

Zonguldak — Abant
1991

Zonguldak madenci yürüyüşü, 1991
Pl. 15  ·  Zonguldak madenci yürüyüşü  ·  1991

1991'de Zonguldak'tan yola çıkan maden işçileri Ankara'ya yürümüştür. Başbakan Akbulut, Ankara'da onları beklemek yerine Abant'a gitmiş ve orada işçilerle bizzat görüşmüştür. Görüşmenin ardından yürüyüş sona ermiştir.

“Neden işçilerin ayağına gittin?” diye soranlara verdiği cevap:

“Bir kişinin burnu kanasa ben ‘bu niçin oldu?’ sorusunu kendi kendime sorarım. Vicdanen rahat etmem lazım.” — Yıldırım Akbulut

Tanıklık

“Vicdan kavramı, Akbulut'u anlamak için anahtar kelimedir. Bir İskandinav ülkesinin başbakanından beklenir bu tutumdur.” — Sedat Ergin

N° 05

Meydan

Bir kampanya
konuşmasından

Yeniden milletvekili seçimlerine girdiğinde meydanda kalabalığa seslenmiştir:

“1983'te oylarınızla milletvekili seçildim, İçişleri Bakanlığı, Meclis Başkanlığı, Başbakanlık yaptım. Çalmadım çaldırmadım. Yemedim yedirmedim. Şimdi milletvekili seçilmek için oyunuzu istemeye geldim.” — Yıldırım Akbulut

Kalabalığın içinden bir vatandaş şu cevabı vermiştir:

“Biraz yeseydin, biraz yedirseydin de şimdi buraya Başbakan olarak gelseydin.”

Yavuz Donat bu diyaloğu bir Türkiye gerçeği olarak tanımlamıştır.

Yıldırım Akbulut gazetecilerin mikrofonları önünde

Ara sayfa

Hiçbir gazeteye tazminat davası açmamış, hiçbir toplantıyı yasaklamamıştır. Eleştirel yayınlara, karikatürlere ve mizahi içeriklere hoşgörüyle yaklaşmıştır.

“Basın özgürlüğünü samimiyetle savunan bir kişiyim ve bu tutumumu da sürdüreceğim.”

Tam alıntıları oku → ← Kapat

“Basın özgürlüğünü samimiyetle savunan bir kişiyim ve bu tutumumu da sürdüreceğim. Çünkü samimiyetle inanıyorum ki, basın özgürlüğü demokrasiye güzel bir işlerlik kazandırır, anlamlandırır. Demokrasi, basın özgürlüğü olmadan gelişemez.”

“Basın, haber vermenin yanı sıra denetim ve eleştirme hakkına da sahiptir. Ancak basın bu görevi yerine getirirken kişilik haklarına saygı göstermeli ve toplumu yanlış bilgilendirmemelidir.”

— Yıldırım Akbulut

N° 06

İlkeler

Devletin üst kademelerinde yaklaşık yirmi yıl boyunca uygulanan dokuz ilke, Akbulut'un hem Başbakanlığı hem de TBMM Başkanlığı dönemlerinde aldığı kararlarda gözlenen temel çerçeveyi oluşturmuştur.

Demokrasi 01 / 09

"Demokraside ‘ben’ yoktur."

"Bir müdahalenin ardından iktidar olmuş bir parti olarak, insanların hür yaşayabilmesinin önünü açmaya çalıştık."

Hukukun üstünlüğü 02 / 09

"Türkiye bir hukuk devletidir."

"Herkes kaidelere riayet ederse, hiç kimse kendisini bu kaidelerin dışında tutamaz. Aksi takdirde savunduğumuz eşitlik, hak ve adalet ortadan kalkar."

Basın özgürlüğü 03 / 09

"Demokrasi, basın özgürlüğü olmadan gelişemez."

Hiçbir gazeteye tazminat davası açmamış, hiçbir toplantıyı yasaklamamıştır. Eleştirel yayınlara, karikatürlere ve mizahi içeriklere karşı hoşgörülü bir yaklaşım sergilemiştir.

Vicdan 04 / 09

"Bir insanın burnu kanasa, şu kadar paraya değişmem."

Karar alma süreçlerinde vicdani muhasebeyi ön plana çıkarmıştır. 1991 maden işçileri yürüyüşünde Abant'a giderek işçilerle bizzat görüşmesi bu anlayışın simgesi olmuştur.

Yolsuzlukla mücadele 05 / 09

"Çalmadım çaldırmadım. Yemedim yedirmedim."

19 Nisan 1990’da çıkarılan 3628 sayılı Mal Bildirimi ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu ile kamu görevlileri için mal bildirimi zorunluluğu getirilmiştir.

Liyakat 06 / 09

"İşi ehline sorarım."

Kamu görevlilerinin yetkinlik temelinde seçilmesine önem verilmiştir. Liberal ekonomik model içinde özel sektörün önü açılırken, stratejik sektörlerde devletin rolü korunmuştur.

Güvenilirlik 07 / 09

"Sözüme güvenilsin isterim."

"Ben eğer bir şey söylüyorsam, vatandaşımız diyebilmelidir ki söylediğini yapar. Şimdiye kadar hep öyle yaptım."

Devamı → ← Kapat

"İnsanımıza sevgi doluyuz, saygı doluyuz, ona güveniyoruz. Herkesi saygıya değer bir insan olarak görürseniz, karşınızdaki kim olursa olsun insan olması nedeniyle saygı duyarsanız, işler daha da kolaylaşır. …Esas olan, insanları hoşgörü ile karşılamanızdır."

Fikir özgürlüğü 08 / 09

TCK 141, 142 ve 163. maddelerin kaldırılması

Türkiye demokrasi tarihinin dönüm noktalarından biri olmuştur. Yüzlerce fikir mahkûmu serbest bırakılmış; 2932 sayılı Kürtçe yayın yasağı kaldırılmıştır.

Şeffaflık 09 / 09

Devlet-toplum ilişkisinin yeniden düzenlenmesi

Kamu idaresinde şeffaflık ve katılımcılık esas alınmıştır. Sivil toplumun pasif konumdan çıkarılarak daha katılımcı hale getirilmesi hedeflenmiştir.

N° 07

Galeri

Seçilmiş fotoğraflar — kampanya meydanlarından devlet makamına, halkın içinden uluslararası görüşmelere.

Yıldırım Akbulut, resmi portre, 1988
Pl. 06  ·  1988  ·  Resmi portre
Kampanya meydanında halkı selamlarken
Pl. 07  ·  Kampanya meydanı
Yıldırım Akbulut bir vatandaşla sarılırken
Pl. 08  ·  Halkın içinde
Kraliçe Beatrix ile, 1988
Pl. 09  ·  Kraliçe Beatrix  ·  1988
Yıldırım Akbulut, oturma portresi
Pl. 10  ·  Makamında
Yıldırım Akbulut bir konuşma kürsüsünde
Pl. 11  ·  Kürsüde
Yıldırım Akbulut, TBMM kürsüsünde
Pl. 14  ·  Meclis kürsüsü
Yıldırım Akbulut halkın arasında, gülümserken
Pl. 15  ·  Halk arasında
Yıldırım Akbulut, konuşurken
Pl. 16  ·  Röportaj

N° 08

Eğer

Bir kapanış
düşüncesi

Akbulut dönemi ile sonrası — sayılarla bir karşılaştırma

Akbulut Dönemi · 1989–1991

  • %9,3 GSYİH büyümesi (1990)
  • %21,75 → %36,6 ANAP oyu (1990 yerel seçimleri)
  • Enflasyon düşüş trendine girmiştir
  • Devlet kaynakları tasarruflu kullanılmıştır
  • Türkiye savaşa dahil olmamıştır
  • Fikir özgürlüğünü sağlayan düzenlemeler yapılmıştır

Sonrası · 1991–2001

  • 10 On yılda on hükümet kurulmuştur
  • $ Milli gelir dolar cinsinden on yıl içinde artmamıştır
  • 1994 · 2001 Ekonomik krizleri yaşanmıştır
  • 2009 ANAP seçim barajını aşamamıştır

Tarihi Sorular

  • — Akbulut'un Başbakanlığı devam etseydi, koalisyonlar dönemi yaşanır mıydı?
  • — ANAP iktidarını sürdürebilir miydi?
  • — Akbulut döneminde başlayan Başbakan–Cumhurbaşkanı yetki tartışması, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için zemin hazırlamış mıdır?